Theodore John Kaczynski – Sanayi Toplumu ve Geleceği

Görsel

Endüstriyel teknolojik sisteme cepheden bir reddiye niteliği taşıyan bu Manifesto, gezegenimizi felakete sürükleyen teknolojik uygarlığın insan üzerindeki tahribatını da bütün boyutlarıyla ortaya koymaktadır. Yaygın ve ciddî psikolojik sorunlar üreten endüstriyel teknolojik sistemin, kişinin özgüveni için vazgeçilmez olan “güç sürecinden” geçişi önünde teşkil ettiği engelleri de bir bir gösterir.
Teknolojinin entegre bir sistem olduğunu söyleyen Ted Kaczynski, onun iyi yanı ile kötü yanının birbirinden ayrılamayacağını önemle vurgular. İlerlemeci zihniyetle algısı sakatlanmış insanın, ürkütücü geleceğini gözler önüne sererken, bize şöyle seslenir:
“Eğer devlet babanın hayatınıza şu anda fazla karıştığını düşünüyorsanız yanılıyorsunuz; siz asıl, devlet çocuklarınızın genetik yapısını düzenlemeye başladığında olacakları görün. Kontrolsüz genetik mühendisliğinin sonuçları bir felaket olabileceğinden, insanoğluna yönelik genetik mühendisliğine girişi, kaçınılmaz olarak bu tür bir düzenleme izleyecektir.”

Reklamlar

N. Aslı Şirin Öner – Dram Sonrası Bosna

Görsel

“1998’de Poçitel’e geri dönen tek Müslüman aileydik. Etrafımızda doğal olarak sadece Hırvatlar vardı. Bir gün Hırvat olan manevi babamız bizi ziyarete geldi ve mandalina getirdi. Mahallede yaşayan Hırvatlar’ın bazıları ona saldırmaya kalkıştılar. Bunun üzerine o, Hırvatlar’a ‘Ne yapıyorsunuz? Bana niye saldırıyorsunuz? Ben bir Hırvatım!’ dedi. Hırvatlar’ın cevabı ise ‘Çünkü o Baliyalara yardım ediyorsun’ oldu ve onu dövdüler. Aslında sadece onu değil eşimi, kayınvalidemi ve o zamanlar 1.5 yaşında olan oğlumu da dövdüler. … Bir gün eşim kucağında oğlumuzla evden çıkarken kahvehanede oturan adamlardan biri’Şimdi bebeğini öldüreceğim!’ dedi. Bunun üzerine eşim o kadar sinirlendi ki oğlumuzu eve bırakır bırakmaz bir balta kaptı ve kahvehaneye gidip oradaki her şey i kırıp döktü. Ondan sonra kışkırtmaların hepsi durdu ve eşim ‘Bunu çok daha önceden yapmalıydım! Onların anladıkları dil bu!’ dedi….” S.D. (Müslüman, K, 35, Çaplina/kırsal kesim, yol üzerinde satıcılık yapıyor) “Savaştan önce sahip olduğumuz atmosferi hiç unutamam çünkü biliyorum ki asla geri gelmeyecek. O günleri çok özlüyorum ve üzülüyorum. İnsanlar birbirlerine ne kadar yakındı, ilişkiler ne kadar samimiydi ama o günler mazide kaldı” İ.B. (Müslüman, E, 76, Mostar/kent, emekli). Elinizdeki kitap, 1992-1995 yılları arasında kanlı bir şekilde devam eden Bosna Savaşı ile birlikte evlerini, işlerini, arkadaşlarını, komşularını ve geçmişlerini yitiren, vatanlarını terk etmek zorunda kalan Bosnahlar’ın bir bölümünün savaşın değiştirdiği hayatlarından kesitler vererek yaşadıkları parçalanmışlık ile savrulmuşluğu aktarmakta ve savaşın üzerinden on yıl geçtikten sonra onların aracılığıyla ülkedeki geri dönüş gerçeğini gözler önüne sermektedir.

Nahide Şimşir – Balıkesir Şehri ve Tarihi Araştırmaları

Görsel

Bu eser, Balıkesir’in tarihî gelişimi, demografik durumu ve mülkî değişimi olmak üzere üç ana bölümden oluşmaktadır. Balıkesir ile ilgili çalışmamıza imkânlarımız ölçüsünde geniş bir kronoloji ile bakmaya çalıştık. Karasi Beyliği’nden, Osmanlı Devleti’ne ve Cumhuriyet devrine kadar Balıkesir, konumu itibarıyla oldukça önemli bir rol oynamıştır. Eser, sadece akademik bir çevre için değil, kendi tarihlerine ilgi duyan Balıkesirliler için de tasarlanmıştır.

Graeme Fife – Suikast Meleği

Görsel

“100.000 insanın canını kurtarmak için tek bir kişiyi öldürdüm.”

Fransız Devriminin kadın kahramanlarından Charlotte Cordayın yaşamını ve aristokrat gazeteci Jean-Paul Maratı öldürüşünü anlatan çarpıcı bir tarihi roman.

Charlotte, “Eylül Katliamları”nın kışkırtıcısı olarak gördüğü Maratı öldürüp ülkesini içinde bulunduğu iç savaştan kurtarabileceğini düşünür. Devrim mahkemesinde yargılanırken suikastı tek başına yaptığını söyler ve “100.000 insanın canını kurtarmak için tek bir kişiyi öldürdüm,” der.

Fransız Devriminin hemen öncesini ve sonrasını, iyi yürekli ve akıllı genç bir kızın gözünden anlatan kitap, devrim sürecinin nasıl kontrolden çıktığını ve fedakârlıklarla verilen mücadeleleri gözler önüne sermektedir.

Graeme Fife gerçek belgelerle edebiyatı harmanlayarak birçok devrimciye ilham vermiş Charlotte Cordayı yirmi birinci yüzyılda yeniden canlandırmıştır.

Charlotteun hapishanede yazdığı son mektup da romana dâhil edilmiştir.

Keith Ablow – Otopsi

Görsel

John Snow,  önemli icatlar geliştiren dâhi bir bilim insanıdır. Epilepsinin nadir bir türüne yakalanmıştır. Hayatta kalması sadece tek bir cerrahın gerçekleştirebildiği bir ameliyatla mümkün olacaktır ama bu ameliyat beyninde kalıcı hasara sebep olabilecektir. Tedaviyi kabul etmesine rağmen ameliyattan bir gece önce göğsüne isabet eden tek bir kurşunla ölür ya da öldürülür. Öldürüldüğüne dair bir kanıt olmasa da intihar senaryosu cinayet birimine mantıklı gelmemektedir. Pek çok şüpheli vardır ve ailesi, metresi ve meslektaşı bunlardan sadece birkaçıdır. İşin içinden çıkamayan polisler suçluların zihnine girebilen psikiyatrist Dr. Frank Clevenger’ı soruşturmaya dâhil etmekten başka bir çözüm düşünemez.

İbn Sina – En-Necat : Felsefenin Temel Konuları

Görsel

Felsefe-bilim alanındaki eşsiz konumunu ifade etmek amacıyla Ortaçağ âlim ve düşünürleri tarafından kendisine eş-Şeyhü’r-reîs unvanı verilen İbn Sînâ, aynı dönemde batıda Avicenna olarak tanınıyordu. Doğu’da V./XI. ve VI./XII. yüzyıllardan sonra İbn Sînâ’nın eserleri oldukça geniş bir coğrafyaya yayılmış, bugüne kadar belirli ölçüde İslâm dünyasında devam eden felsefî eğitimin temelini oluşturmuştur. Eserlerinin mevcut nüshaları da bu duruma işaret etmektedir.Bu kitap ise felsefenin temel konularında okuyucuya bilgi vermek ve bu alana yönelen kimseleri yetiştirmek amacıyla felsefe-bilim tarihinin öncü şahsiyetlerinden biri olan İbn Sînâ tarafından yazılmış olan en-Necât’ın tercümesidir. Mantık, doğa bilimleri ve metafizik bölümlerini içeren en-Necât, eş-Şeyhü’r-reîs’in 1026-1027 yılında, yirmi iki kitaptan oluşan ansiklopedik eseri eş-Şifâ’dan sonra kaleme aldığı, büyük ölçüde eş-Şifâ’nın özeti niteliğine hâiz bir eserdir. Üzerine pek çok şerh yazılmış olan en-Necât’ın çeşitli bölümleri İbranice, Süryanice, Farsça, Latince, Fransızca, İngilizce, Almanca ve İspanyolca’ya çevrilmiştir.

Murat Kahraman – Sosyal Medya 101 2.0 : Pazarlamacılar İçin Sosyal Medyaya Giriş

Görsel

İlk baskısı 2010 yılında yapılan Sosyal Medya 101, o yıllarda insanların günlük rutinlerinin bir parçası haline gelmiş sosyal medyayı tanıtma ve bu alanda profesyonel amaçlar için yer almak isteyenler için bir giriş yapma amacı taşıyordu. İlk baskının üzerinden üç yıl geçti ve bu süre zarfında sosyal medya artık günlük hayatın yalnızca bir parçası değil vazgeçilmezi oldu. Özellikle iş hayatında pazarlama faaliyetleri sosyal medya ayağı olmadan etkisiz çabalar haline geldi. Yazar Murat Kahraman başta bazı güncellemeler amacıyla kitabı yeniden ele aldı ancak, bu alanda yaşanmış devrimsel nitelikte yenilenmelerin kısa tarihçesine bakınca, içerikte çoğu şeyi değiştirmenin farz olduğuna karar kıldı.
Kahraman’ın güncel sosyal medya kampanyalarında örneklerle desteklediği Sosyal Medya 101 2.0, yazarın kendi deyişiyle, okuyanları belki birer sosyal medya gurusu yapmayacak ama konuyla doğrudan ilgilenen herkesin işine yarayacak pek çok bilgiyi bir arada bulabileceği bir kaynak niteliği taşıyor.